arayışlar

bekleyiş

fırtına öncesi gökyüzü gibi,
koyu, kopkoyuca,
şimşekleri beklemek,
ve aydınlanmayı, ışığında.

yükünü almış bulut misali,
yağmaya sabırsızca,
anlık sarsıntıyı dilemek,
dengenin hassaslığında.

umman içre bir yelkenli,
sallanırken amaçsızca…
rüzgarın gücünü istemek,
ve hareketi, ıslığında.

beklemek, dilemek, istemek,
ve sezmek yanlışı, insanca!
olana doymak gerek,
sevgiye doğmak gerek…


arayış

bir duygu arıyorum,
ana kucağı gibi sarmalayan…
düşmek üzereyken yakalayan,
saklanmayan, kıskanmayan, yanılmayan.

sevgiye açılan gönüllerde uyanan,
özgürce yaşanan, hesapsız paylaşılan.
suya yol olan dere yatağı gibi,
sınırlamayan, biçimlemeyen, coşturan.

bir bilgi arıyorum,
yeni bilgilere mancınık olan.
bardağa konan son damla gibi,
düşünsel kalıpları doyuran, dolduran.

mekanlar ötesi uzanıp avuçlanan,
gerçeğe açılan kapıları zorlayan…
zamanın yargısına karşı hazırda,
kitaplarda sıkışıp yaşlatılmayan.

ben olanı arıyorum,
isme, cisme tutsak olmayan.
yaşamı tanımlayan, ölümü anlamlıyan,
ve sana olan sevgimi doyumsuz kılan.


yetmiyor

bulunduğum noktanın gerçekliğinde,
tanımsız duyguların gelgeçliğinde,
anlatmak istediğim beni aşıyor.
düşünceler dilimde peltekleşiyor,
sözcüklerim bana yetmiyor.

kelimeler susuyor, sesler uzaklaşıyor,
içimdeki dünyada bir çocuk uyanıyor.
fısıltısı duyulmuyor, çığlığı ürpertiyor,
ona yöneldiğimde birden suskunlaşıyor.
sessizliğim bana yetmiyor.

gönlüm bir bulutla gökyüzünü tarıyor,
bir kuşun kanadında özgürlüğü arıyor.
Güneş’e ışığın, aydınlığın sırrını,
yıldızlara sonsuzluğun adresini soruyor.
ama arayışım bana yetmiyor.

gözyaşıyla sulanıp, gülüşlerle beslenen,
yüceltmeden, küçültmeden, yermeden,
Güzeli, çirkini bir görmeye yönelen;
yine de defalarca yenilen,
sevgim bana yetmiyor.


aydınlamak

durgun suya düşen çakıl taşı misali,
gönüllerde bir devinim başlatmak,
delmek gibi karanlığı iğne ucuyla,
aydınlığın ışığına bir göz atmak.

sevginin salıncağında özgürce,
vecdin zirvesine yollanmak,
ve dengeyi yitirmeden yine de,
duyguyla değil, olguyla yol almak.

varoluşun anlamına sarılıp,
kendini insanlığa yaratmak,
her zerrede bütünlüğe karılıp,
bilerek, olarak aydınlanmak.

aranan, zamanın durduğu bir tek an,
genleşen, tüm zamanları kapsayan,
ve mekanın yok olduğu bir nokta,
tüm uzayın merkezinde yatan.


aşmak

hedef seçip yol almak,
sapmalardan yılmadan.
yolu gösterene de,
yola da bağlanmadan.

tökezlenip düşmemek,
düşüp de tükenmemek.
ayağa kalkmak için,
kimseye güvenmemek.

ışığını yansıtana,
köle değil, ayna olmak.
ışınlara tutunup,
kaynağına yol almak.

var olandan daha çok,
varoluşa aşık olmak.
önce dolup sonra taşmak,
önce yaşamak, sonra aşmak…


istiyorum

istiyorum bende hep varolanı,
aranmadan, sormadan bulunanı,
nefes gibi bedenime dolanı,
kapsayanı, kaplayanı, sonsuzlayanı.
istiyorum görmeyene saklı kalanı,
gönülden gönüle dolup taşanı,
doğmaya, ölmeye değer olanı,
seveni, sevileni bir kılanı…