sevgiye dair

Maddenin tözü sürekli değişken bir enerji alanı. Lokal gözlemde belli nitelikler içeriyor, ama bütünde tarifsiz, tanımsız ve sonsuz. Genişledikçe gözlem alanı, sınırlılığın kuralları işlememeye başlıyor. İnsan, zihniyle bu alana daldığında çelişkilerle sarsılıyor, idrak edemediği gerçeklik alanlarında darmadağın oluyor ve maddenin sınırlı ama güvenli alanına çekiliyor yeniden, telaşla.

Doğa, denizle, bulutlarla ve binbir oluşumunda bize örnekler sunuyor bu değişkenliğe dair. İç alemimizi gözlemlemekten farklı değil çoğu. Bir andan diğerine tümüyle farklı, yeni ve şaşkın. Duygu olarak tezahür eden bir çeşitleme senfonisi. Açıklamaya çalıştıkça kişiyi bütünden detaya düşüren ve aciz bırakan…

İşte varlığın parçada anlamaya çalıştığı ve her denemede kendi sınırlılığıyla sınandığı bu alanın adı SEVGİ.

Bu alanda bütünlenmeye niyetli yüreklere kolay gele…


an’da

sonsuzluk an’da yaşanır.
an’ın ötesi yalnızlık,
an’ın dışı
ayrılık…

bir teğet noktasında birleşim,
bir nokta sonrası,
uzaklaşmaya dair.

mutlak o an’da.
ötesi…
değişmede…

bunu öğreneceksin
deneyimlerden.
her can buna aracı,
bilerek
veya
bilmeden…

bilgi bu!
bununla yaşamaya
var mısın?

işte eşik!
bilinçte yolculuğa
hazır mısın?

her koşulda
değişende de
sevmeye hala,
razı mısın?


değişmeyen

sana olan sevgim, sessizlik gibi,
sesler gelip geçiyor misafircesine.
kimi gürültü kulağıma,
kimi göksel melodi,
ama sevgim değişmiyor,
hep burada ve şimdi.

sevgim, boşluk, bomboşluk gibi…
ışık ve gölgenin ressamları,
seni, beni çizmiş ve ilişkimizi,
fonda sabitleştirmek üzere bizi.

benden öte bir derinlik, dinginlik gibi,
tarifsiz, doyumsuz ve gerçek.
form bulurken bir dokunuşla,
bazen de mahkum olan, kısır algılayışa.

ve koca bir yürek sevgim.
suskun çığlıkların yankılandığı,
hem de sevincin sabırla saklandığı,
ve her nabızda yaşamın tekrar yaratıldığı.

sana olan sevgim bir veda gibi,
buluşmak üzere bekleyen, her an.
ne unutmak var, ne de unutulmak,
sevgi varken içimizde yaşayan.


tohum

sevgi iken herşey,
sevgi iken dokunduğum,
gördüğüm ve görmediğim.
sevgi sevgi ağladım yalnızlığa
gülümsedi kalabalığın yüzü, ayrı alemlerde.
sevgi sevgi damladım dosta, yüreğine
sel oldu, boğdu, ne çare.
sevgi sevgi yandım, sevgi adına
savuldu parçalarım, kül kül.
ten kalmadı tende,
ben kalmadı bende.
bir ümit kaldı geriye,
belki bir yerde, bir yerlerde
bir tohum sevgi açar yine.


sevgi

sevgiyi alıp, vermek,
lafla paketleyerek,
karşılıksız sevmenin,
ödülünü bekleyerek!

severek özgürleşmek,
demek, ve kenetlenmek.
salt bedenleri değil,
duyguları kilitlemek.

sevgi kuşunu tutup,
gönüllere hapsetmek,
şakıması susunca,
nedenlerden bahsetmek.

sevgi nedir, ne değildir?
tanımlara gömülmek.
anlamları yitirip,
kavramlara yönelmek.

kendini bilge görmek,
seviyorum diyerek,
ama sevmeyi bilmek,
en zoru olsa gerek.


sevmek

birini değil, herkesi sevmek,
almak isteyene daha çok vermek.
sevgimi sunarken beklentisizce,
şüpheleri gözlemek, gözbebeklerinde.

tutkuyu da tattım, kıskançlığı da,
aşkın heyecanını, açlığını da.
tek sevgiyi sevmek, şimdi ereğim,
bulunduğum bu anlam arayışında.

sevgide hata olmamalı,
yanlış, sunuşunda mı gözün?
bağımlılık korkusuna yenilip,
bağları koparmak mı çözüm?

ilgiye değil, salt bilgiye aç,
sevgine değil, sevgiye muhtaç!
yanılsamalar kanadımı kırsa da,
sevgi bana tek amaç,
sevgi bana bir miraç!