yolculuk


bende

koşullara bende değil, ben kendimdeyim.
ne yerde, ne semada, ben hep bendeyim.
sevdalara doydum, kulluğum yeter,
sevgiye yazıldım, beklemedeyim…


körebe

varolan bir ülkeyi,
adressiz aramada,
yaklaşıyorum derken,
düştüm dağlar ardına.

aydınlanma beklerken,
yanıtlar karanlıkta.
beden olandan bitap,
gönlüm olay aramada.

kah göz kırpıp, kah kaçan,
bir ışıkla oyunda.
hangi kapıyı geçtim,
hangileri sırada?

ararken gerçeğimi,
bulanık yansımamda,
bir ben, bin ben oluyor,
kırılmış aynalarda.

inip çıkıp dalgalarla,
okyanusun koynunda,
egom gözümün bağı,
bu körebe oyununda.


yolcu

yanlış süslü, doğru yalın
yalan kalabalık, gerçekse yalnız.
çirkin güzele bürünmüş
güzel gizli, suskun ve abartısız.

elele, içiçe, nice gerçeklik
şaşkın seçimler içinde yolcu.
ama her sarsıldığı anda
“ilk”e bağlamalı sonucu.


yolculuk

düz duvara tırmanmak gibidir
O’na yolculuk.
durduğun anda
aynı noktada kalamazsın.
kayarsın, kayarsın
bin beter acılara.
bilgi ile gelir farkındalık
bildiğin kadar
ve bildiğinden
sorumlusun.
denenirsin
sınanırsın olaylarla.
direnirsen
kırılırsın yaşananla.
zihinde canlılık gerek
yürekte ilk aydınlık.
hizmette uyanık olmak gerek
sevmede ise ayık.
bilinçte netlik önemli bize,
inançta ise, sorgusuz bir içtenlik.


yolda

çılgınlığın ortasında taşıyorum seni içimde,
ağırlığı olmayan bir yolcu gibi.
içimi ısıtıyor seni düşünmek,
titreşimler yer kapıyor gönlümde.

kalabalık akıyor çevremde,
sıkışıyor mekan, sorguluyor zaman.
ayaklarım yere basarken sıkıca,
bense en güzel yolculuğumda…


kayboluş

öz, yolsuz bir yolda
yönsüz bir yönde
hep O’na, hep O’na akar da,
biz sınırlıya kurulmuş
biz sonlara meraklı!
öykü başlarken daha
nasıl bitecek deriz!
bitenlerleyiz hep
tüketen ve tükenenleriz.
doymayan, yetmeyenleriz.
biz…
kayboluşlardayız…


kanat

yoldayım, yolculuğumdayım,
gözlerim içe dönük
bana bakan
beni gören
hepinizde.
dışım hareket,
dışım sıkca karmaşa,
yalancı ve yabancı.
ayaklarıma dünya prangalı.
bir çift kanat istiyorum
cennetimi taşımak için
gittiğim her yere.


birdenbire

sorgulardan iç görüye,
yargılardan hoşgörüye.

kargaşadan dinginliğe,
karmaşadan enginliğe.

dirençlerden sevinçlere,
inançlardan bilinçlere.

“hayır”lardan “evet”e,
hayırlardan, hizmete…

kesinlikten “bence”liğe,
keskinlikten, inceliğe.

niçinlerden nasıllara,
biçimlerden asıllara.

özellikten özselliğe,
özgünlükten özgürlüğe.

bir yolculuk, birliğe,
hep beraber, birdenbire…


gör beni

yüzühmdeki çizgiler, zamanın ayak izi,
hem saklar, hem gösterir duygulardaki gizi,
dökülen gözyaşları yanaktan dizi dizi,
hem bağlar, hem ayırır, seni, beni ve bizi.

yüzüm bir ayna gibi, görmeye ışık gerek,
ve iki boyut ötesi geçebilen bir istek,
gözlerimden içeri yolculuğu sürerek,
bende yaşayan beni bulmak istemek gerek.


ileri

yürüyen bir yol üzerindesin,
tutunmuşsun kenarda bir direğe.
bulunduğun noktayı korumak için,
kararlısın, harekete direnmeye.

çevrende tanıdık yüzler,
alıştığın manzara içinde,
sabitleştirmek isterken herşeyi,
bir fotoğraf düzeninde.

sürtünme ateşlenir ayaklarında,
sarsılırken bütün bedenin.
acılar dayanılmaz olunca,
kırılmaya başlar tüm direncin.

bir bıraksan kendini yola,
değişimle kol kola, yolculuğa!
görmesen bile götürdüğü yeri,
tek yön olabilir, ileri!


ne idik?

biz biz idik, BİR idik,
varoluşa süzüldük.
bilmek ve olmak için,
boyut boyut dizildik.

biz ne idik, ne olduk,
her bilgide put bulduk.
simgelerle döne döne,
kurtuluşa kul olduk.

biz ayrıldık, bölündük,
sahteliğe büründük.
rolden role, bu oyunda,
alkışlara sürüldük.

biz düşündük, hissettik,
Aydınlığa yöneldik.
maddenin ötesinde,
gerçekliği farkettik.

biz, ben dedik, BİZ dedik,
eleklerden geçildik.
tenden tene, candan cana,
sevmek için seçildik.


gerek

görmek istiyorum seni,
seni, senin gözlerinle.
sınırsız bir yolculukta allak bullak,
beni bekliyeni bilmeden yol kenarında.

derini özleyip sığda yaşamak
buraya kadar!
artık korkuların bekçisi değilim.
dalmak, kaybolmak ve bulmak,
bana bu gerek!


gel

sırlarını aş, gizeminle gel,
insanlara koş, gözleminle gel.
her gönülde saf sevgiyi ateşle,
arzuları tüket, özleminle gel.

rüzgar ol, tutulamıyan,
ırmak ol, durulamıyan.
değiş, dönüş, duraksamadan bile,
zamanın döngüsüne yenilmeden gel.