Hilekar Hermes

Doğanın hem mit ve objektif gerçeklik alanlarında, hem de psişenin iç dünyasında ve dış olaylar dünyasında görülen bir diğer ilginç yönü de vardır. Bu, eşzamanlılık olgusu yani beklenmedik olayların sıradan olayların akışına gizemli girişidir. Bu giriş, açığa vurulmamış bir anlam dünyasını ve bizimkiyle bir süre için kesişen farklı bir realite görünümünü ima eder. Eşzamanlı olayların kendilerini düzenliyor göründükleri bu zeka, arkalarında kişisel fakat yaşamdan daha büyük vasıtanın faaliyette bulunduğu duygusunu verir.

Örneğin, kaprisli bir tanrının işlerimizle kişisel olarak ilgilendiğini ve yalnızca kendisinin anlayabileceği bir biçimde onları düzenlediğini hayal edebiliriz. Bu tanrı eski Yunanlılar tarafından Hermes olarak biliniyordu. Homer, Hermes’i ‘Şans Getiren’ olarak adlandırır. Hermes’i ve diğer hilekar tanrıları karakterize eden paradokslardan birinde, ‘hem seyahat edenlerin hem de hırsızların koruyucusu’ olarak da bilinir. Yeraltı dünyasında ‘Ruhların Rehberi’ ve ‘Tanrıların Habercisi‘dir.

Bütün bu rollerin akla getirdiği gibi, sınırların ve geçişlerin kusursuz hakimidir. Bu hakimiyetle sıradan gerçekliği, beklenmedik ve mucizevi olaylarla şaşkınlığa uğratır.