Yaratıcılık

Eşzamanlılık deneyiminin kalbine, hiç bir şey dünyanın kendisinin de eşzamanlı rastlantılarla yaratıcılık ifade ettiği duygusundan daha yakın değildir. Böyle rastlantıların fizikten çok şiir duygusu vardır. Rüyadaki böceğin tartışılması esnasında Carl Jung’un penceresine gelen böceği hatırlatıyor. Kişi rastlantının örtüsünün arkasından bakan, belirsiz bir biçimde görülen muzip, şakacı bir Tanrı’nın mitik yüzünün veya perde arkasında duran bir hilekarın ya da şaklabanın anlamını keşfediyor. Burada eşzamanlılığın anlamı konusunda ana ipucunu yakalıyoruz –bu da, örneğin Yunan tanrısı Hermes’de cisimleşen, kendisini ilahi bir hilekarın mitsel teması yoluyla ifade eden rastlantı düşüncesidir.

Belki de kuantum fiziğinin doğası, kendi yaşamlarında paradoks ve belirsizlikleri hoşgörüyle karşılayan bir çok kuantum fizikçisinin belirli bir istekliliğiyle ilişkilidir. Niels Bohr, nasıl gözlemlendiklerine bağlı olarak, partiküllerin dalgalar, dalgaların da partiküller olduğu tamamlayıcılık ilkesini öneren kişidir. Benzer biçimde, insan durumlarının da karşıt ve tamamlayıcı taraflarının olduğu inancını günlük yaşamına geçirdi.

Bohr gibi, Wolfgang Pauli de kuantum fiziğini kuran bilim adamlarından biriydi ve kendi yaşamında yaratıcı rastlantıların fazlasıyla farkındaydı. Pauli, Avrupa fizikçileri arasında mizahi bir biçimde ‘Pauli Etkisi’ olarak anılan fenomenden dolayı iyi tanınıyordu –Pauli’nin sadece varlığı, karmaşık bilimsel sistemlerin tutukluk yapmasına yetiyordu!

Kendisi de tanınmış bir fizikçi olan George Gamow şu olayı anlatır:

Olay, Profesör J.Franck’ın Gottingen’deki laboratuarında meydana geldi. Bir öğleden sonra, görünüşte bir neden olmadan, atom olaylarını araştırmada kullanılan karmaşık bir alet bozuldu. Franck bunun hakkında, Zurich’teki adresine, Pauli’ye mektup yazdı. Bir süre sonra, Danimarka damgalı bir zarfla cevap geldi. Pauli mektubunda, Kopenhag’da Bohr’u ziyaret etmeye gittiğini ve Franck’ın laboratuarındaki aksilik sırasında treninin Gottingen’deki istastonda bir kaç dakika durduğunu yazıyordu.

Gamow şöyle yorumluyor: “Bu hikayeye inanır ya da inanmazsınız, ama Pauli etkisinin gerçekliğiyle ilgili pek çok gözlem var.