ilk üç kümenin lordları ve doğa kanunları

21. İLK ÜÇ KÜMENİN LORDLARI VE DOĞA KANUNLARI


Bir gezegende aynı anda etken olan tesirler iki ana grupta toplanabilir:

(1) Merkez yönündeki arkın tesirleri;

(2) Çeper yönündeki arkın tesirleri.


Bu tesirler, önceki evrimlerin gelişmiş varlıklarından, yani Ateşin, Formun ve Zihnin Lordları‘ndan kaynaklanır. Bunlar kendi kürelerinin ‘Soylular Sınıfını‘ teşkil ederler.

Ateşin Lordları, doğal kuvvetlerin arkasında yer alan yaşamlardır ve bu kuvvetleri denetlerler. Cansız kabul edilen elementler, Ateşin Lordları’nın zihinsel aktivitelerinin ürünleridir. Burada ‘Logos Zihni‘nin tezahür evrenini projekte edişine benzer bir süreç söz konusudur. Ateşin Lordu belli bir aktivite üzerinde düşünür. Ancak ulaşmış olduğu evrim aşamasında, bu fonksiyonun yerine getirilmesi evrimine bir katkıda bulunmıyacaktır. Bu nedenle daha yüksek bir boyuta çekilir ve bu fonksiyonun nosyonunu projekte eder.

Deneyimlenen bu tür düşünce formları bir ‘Kişilik‘ oluşumuna yol açar. Ancak daha ‘Kişisellik‘ gelişmemiştir. Bu nedenle Ateşin Lordları ‘ruhsuz‘ olarak nitelendirilirler.

İlahi Kıvılcımlar‘ önce olgunlaşma halinde olan bir ‘Kişisellik‘, daha sonra bir ‘Kişilik‘ geliştirirler. Ancak, ‘Yaratılmış Yaradan‘lar önce ‘Kişilik‘, sonra ‘Kişisellik‘ sahibi olurlar. İşte bu nedenle onlardan bahsedilirken ‘kötü ruhlar‘, ‘ifritler‘ veya ‘cinler‘ gibi tanımlar kullanılır. Bu varlıklar aslında bilinçli olarak kötülük peşinde koşmazlar; yalnızca gelişmiş niteliklere reaksiyon verebilecek kapasiteleri yoktur.

Bulundukları boyut üzerinde Tanrı ile tek bağları, yaratıcılarının bilinçliliği aracılığıyla olur. Bu nedenle onlarla temas kurmak isteyen bir kişi, yaratıcılarının otoritesiyle onlara yaklaşmalıdır. Böylece içlerindeki İlahi niteliğe hitap edilmiş olur. Aksi taktirde ise istenmiyen, aşağı nitelikleri ortaya çıkacaktır.

İşte bu Tanrılar’ın hizmetçileri, cansız doğanın koordineli ritimlerini korumakla görevlidirler ve ısı, ışık, yerçekimi ve diğer tüm dinamik reaksiyonları denetleyen kuvvetleri teşkil ederler.

Bu evrimin Lordları (yani ”Yaratılmış Yaradan’lar), altıncı ve yedinci boyutlarda ‘Elementlerin Soyluları‘ veya ‘Elementlerin Lordları‘ olarak hüküm sürerler. Bunlar tezahür evreninde, insanın evrim süreci sırasında uymak zorunda olduğu kinetik koşulları tayin ederler. İnsan ırkı, bu Lordlar’a sorgusuz itaat etmek, yüceliklerine saygı göstermek ve varlığı için gerekli koşulları korudukları için minnettar olmak durumundadır.

Lordlar’ın hizmetçisi olarak nitelenen ve ‘Elementaller‘ adı verilen bu düşünce formları, insanlara hizmetlerinde zeka yansıtmazlar. Bir kişi onlara yaklaşmak istediğinde eterik dublesini kullanır. Fakat bu temas genelde bir risk içerir; çünkü bu varlıklar önce belli nitelikleri canlandırır, sonra onları massederler.

Şimdi, bu Elementaller ‘Kişilik‘ten ‘Kişisellik‘ geliştirme yolunda derece derece ilerlemektedirler. Elementaller’le temasa geçen insanlardan bazıları, ‘kara büyü‘ uygulayarak onların gelişmekte olan kişiselliklerinden faydalanma ve evrimsel süreci nizama aykırı bir şekilde hızlandırarak Tanrı’ya yaklaşma çabası içine girebilirler.

Böyle bir temasta, obsesyonun bilinen şeklinin zıddı bir durum ortaya çıkar. Kişilik kaybedilir ve yerini Elemental bilinçliliğe bırakır. Öyle ki, onların kalp yerine bir taş parçası, bir deniz dalgası, bir cennet rüzgarı veya bir alev taşıdıkları söylenebilir. Elementaller, elementlerin aracılığıyla insanların ilkel (elemental) yanına hitap ederler ki, bu insanlık için daima bir sorun teşkil etmiştir. Çünkü garip ve elemental güçler taşıyan bu varlıklar, insanlığın tabi olduğu koşulları kabul etmek istemezler; onlar için insan olmak bir çeşit çarmıha gerilmektir. Sürekli olarak kendilerine ait bir ‘krallık‘ peşinde koşarlar. İnsanlarda kendilerine yararlı olacak nitelikleri uyandırmaya çalışırlar. Çok güçlü oldukları için de, karşılık bulduklarında, kişilerde yıkıma yol açarlar.

Başka bir olasılık ise, bir Elemental ile temasa geçen kişinin obsede olmak yerine onunla eşleşmesidir. Bu kişi, doğasının elemental yanıyla bağlandığı sevgilisi ile beraber olmak ister.

Böyleleri için büyük bir azap söz konusudur; çünkü bedenli olarak tatmin edilemeyen bir özlem taşırlar. Sevgilileriyle buluşabilmek için eterik formlarını kullanmak zorundadırlar. Aslında bu konuyla ilgili daha pek çok şey söylenebilir.

Ancak, ‘Elementallerin Lordları‘ ile temasa geçmek isteyen bir insan, doğasındaki elemental nitelikleri rafine bir hale getirmek zorundadır. Dünya üzerinde sabit ve dengeli, suyun akışkanlığında hareketli, rüzgar gibi hızlı ve girişken, bir alev gibi parlak ve sıcak olmaya çalışmalıdır. Kendi içinde bu tür niteliklerin ‘Lord‘u olduğunda, mikrokozmosda ‘Elementlerin Lord‘u olur. Bundan sonra ise makrokozmosda ‘Elementlerin Lordları‘ ile yakınlaşıp, ‘Elementlerin Elçileri‘nin hizmetlerinden yararlanabilir. Gerekli güce sahip olmadan ‘İsimler‘i kullananlar ise kendilerini büyük tehlikelere maruz bırakırlar.

Formun Lordları, tüm fiziksel ve kimyasal olgular üzerinde hakimdirler. Yukarıda anlatılanlar Formun Lordları için de geçerlidir. Onların yardımıyla atomik ve kimyasal kanunlara ve cisimler arasındaki ilişkilerin bilgisine nüfuz etmek mümkün olur; çünkü ‘form‘ koordinasyon yansıtan bir ilişkidir.

Ateşin ve Formun Lordları’nın karşılıklı etkileşimi çok önemlidir; çünkü Ateşin Lordları ‘Yaşam‘ın, Formun Lordları ise ‘Ölüm‘ün şefkatli vericileridir. Formun Lordları, bize ölümün, kaçısın ve özgürlüğün kanunlarını aktarırlar.

Ateş‘in güçlerine hakim olmak için Formun Lordları’nın, ‘Form‘un güçlerine hakim olmak için ise Zihnin Lordları’nın güçlerini davet etmemiz gerekir.

Formun Lordları ‘sürtünme’nin Lordları’dır. Kuvveti sınırlayarak iş görmesini sağlarlar; ancak sürtünme ile de kuvveti dağıtırlar. Potansiyel olarak mevcut olanı açığa çıkarırlar. Yaşayan varlıkları ölüm noktasına, kinetik her şeyi durgun bir konuma getirirler. İşte bu nedenle onlara ‘Ölümün Lordları‘ denilmiştir. Formun Lordları ‘Eğiticiler‘dir; disiplin olgusu onların inisiyatifi altındadır. Ancak ‘ceza‘ yetkisi Zihnin Lordları’na verilmiştir.

Formun Lordları’nın ‘elementalleri’, tüm kimyasal elementlerin, bileşimlerin ve reaksiyonların doğasını belirlerler.

Fizik kanunlarının ardında Ateşin Lordları, kimya kanunlarının ardında ise Formun Lordları yer alır.

Zihnin Lordları, biyoloji kanunlarından sorumludur.*

İnsanlığın Lordları ise sosyolojik kanunları denetlerler.


*Editörün Notu: Burada üçüncü kümenin biyolojik kanunlar üzerindeki tesirleri yer almamaktadır. Ancak birinci ve ikinci kümelerin tesirleriyle paralellik kurarak, okuyucu bu konuda yeterli bir anlayışa sahip olabilir.



sonraki sayfa